Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, BBP Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin yaşamını yitirdiği helikopter kazasına yönelik yürütülen soruşturmaya ilişkin “Bu soruşturmanın hangi ciddiyetle yapıldığı bizzat Adalet Bakanımız tarafından kamuoyuna net bir şekilde açıklanmıştır. Onun için hiç kimsenin endişesi olmasın, bu sefer mutlaka ama mutlaka kastı, kusuru olanlar bedelini ödeyecek” dedi.
(ANKARA) – Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, BBP Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin yaşamını yitirdiği helikopter kazasına yönelik yürütülen soruşturmaya ilişkin “Bu soruşturmanın hangi ciddiyetle yapıldığı bizzat Adalet Bakanımız tarafından kamuoyuna net bir şekilde açıklanmıştır. Onun için hiç kimsenin endişesi olmasın, bu sefer mutlaka ama mutlaka kastı, kusuru olanlar bedelini ödeyecek” dedi.
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Destici, dün Eskişehir’de bulunan TEI (TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş.) fabrikasının yıkama bölümünde çıkan yangına ilişkin, “TUSAŞ’a, ASELSAN’a, ROKETSAN’a, HAVELSAN’a bir şey olduğunda hep şüpheyle bakmamız gerekiyor. Çünkü sadece bizim değil, Türk-İslam coğrafyasının da mazlum coğrafyalarının da umudu kuruluşlarımız. Onun için bizim göz bebeğimiz gibi bakmamız gereken kuruluşlarımız. Savunma Sanayii Başkanlığımıza, Milli Savunma Bakanlığımıza, TUSAŞ’ın tüm yetkililerine, çalışanlarına, mühendislerimize geçmiş olsun dileklerimizi buradan ifade ediyorum” dedi.
Ankara’nın Sincan ilçesine bağlı Temelli bölgesinde eğitim uçuşu yapan helikopterin düşmesine ilişkin de konuşan Destici, “Hem öğretmen pilotun hem de öğrenci pilot adayının yaralandığını öğrendik. İnşallah yaraları hafiftir. Kısa zamanda sağlıklarına kavuşurlar. Hem kendilerine hem de ailelerine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum” diye konuştu.
“BU ÇAĞDA İNSANLARIN KILIK VE KIYAFETLERİ ÜZERİNDEN AYRIŞTIRILMASI KABUL EDİLEMEZ”
İş insanı Tijen Mergen’in Boğaziçi Üniversitesi’nin 159. Mezuniyet Haftası ile ilgili sosyal medya paylaşımında kullandığı ifadelere tepki gösteren Destici, “Tijen Mergen’in törendeki muhafazakar aileleri hedef alarak, ‘Çarşaflı öğrenciler, takke takan babalar, çarşaflı anneler… Daha çağdaş bir portre görmek isterdim’ ifadelerini kullanması gerçekten 28 Şubat zihniyetinin hortladığını gösteriyor. Bu cemaatlere sahip olanlar aslında şu anda çoğunluk olarak sessiz kalsalar da işte bu Tijen Mergen gibi bazen içlerindeki bu İslam düşmanları, Müslüman Türk milletinin değerlerine olan düşmanlıklarını açığa vurabiliyorlar. Hala bu çağda insanların kılık ve kıyafetleri üzerinden ayrıştırılması, kılık ve kıyafetleri üzerinden ayıplanması, horlanması gerçekten kabul edilemez. Bu insanlık değildir, bu hem inanç hürriyetine hem insanın yaşamına bir müdahaledir” ifadelerini kullandı.
DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan ile Hakkari Milletvekili Onur Düşünmez, TBMM’de İçişleri Komisyonu’nda kabul edilen “Türk Kızılay’’la ilgili kanun teklifine muhalefet şerhi yazmasına tepki gösteren Destici, “Yasa teklifinde DEM Parti’nin milletvekilleri, Kızılay isminin önündeki ‘Türk’ kelimesinden dolayı şerh koyuyorlar. Ve aynen şu ifadeyi kullanıyor: ‘Türk Kızılay’ ifadesinin özellikle kullanılması ne bir rastlantı ne de masum bir tercihtir’ diyen Mersin Milletvekili Bozan ve Hakkari Milletvekili Düşünmez, bu ifadeyle etnik kimlik dayatılması yapıldığını ileri sürüyor. Şu hadsizliğe, ahlaksızlığa, hainliğe bakar mısınız? Bizim adımız Türk, bu milletin adı Türk milleti. Türk’ü ile Türkmen’i ile Alevi’si ile Sünni’si ile Arnavut’u ile Boşnak’ı ile… Her devletin, milletinin bir adı olur. Vallahi ne kadar rahatsız olurlarsa olsunlar, bu milletin adı Türk milletidir ve dünya var oldukça da öyle kalacaktır” diye konuştu.
“SİLAH BIRAKMADAN, KENDİLERİNİ FESHETMEDEN ONLARI MEŞRULAŞTIRACAK ADIM ATMAMALIYIZ”
Destici, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, şöyle konuştu:
“Dün de terörist başı Öcalan’ın İmralı ziyareti sonrasında açıklanan mesajında, biliyorsunuz DEM Parti bir ziyaret gerçekleştirdi ve o ziyaret sonrası bebek katili, İmralı canisi Öcalan’ın mesajı diye bir açıklama yapıldı. Orada önce hukuki ve yasal sürecin başlamasını, ardından çatışmaların ve silahların tamamen devreden çıkarılmasını ön şart olarak öne sürmektedirler. Yani Kandil’in tehdit dilinin aynısını farklı ifadelerle dile getirmektedirler. Şunu açıkça ifade etmemiz gerekir. Sürecin başında söylenen neydi? Bunun tam tersiydi. Önce PKK tüm unsurlarıyla tüm silahlarını bırakacak. Bırakacak dediğimiz, devletin ilgili kurum ve kuruluşlarına teslim edilmesidir. Silahları bir yere gömmek ya da bir yere emanet etmek olmaz. Devletin kurum ve kuruluşlarına teslim edecektir. Ama bugün geldiğimiz noktada iş tersine dönmüş gibi gözüküyor. Silah bırakmadan, kendilerini feshetmeden onları meşrulaştıracak bir adım atmamalıyız. Silahsızlanmanın, hukuki düzenlemelerin ön şartı olarak sunulması, hukuk devleti anlayışıyla asla bağdaşmaz ve kabul edilmez.”
“ADALET BAKANIMIZA TEŞEKKÜR EDİYORUZ BU KONUDAKİ KARARLILIĞI İÇİN”
Büyük Birlik Partisi’nin (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin, 25 Mart 2009 tarihinde yaşamını yitirdiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturmaya yönelik konuşan Destici, şunları söyledi:
“Bugün de görüyoruz ki davayı sulandırmaya, farklı yönlere çekmeye yönelik eylemde bulunan kişiler var. Bugünlerde de görüyoruz. Ne zaman ki bu mesele ciddi olarak kamuoyunun gündemine gelsin ve ciddi olarak esas şüpheler araştırılmaya ve aydınlatılmaya başlansın, bununla ilgili gözaltılar olsa, birileri çıkıyor, işi başka yerlere çekmeye çalışarak sulandırmaya çalışıyor. Şimdi özellikle dosyanın 12 Haziran’da Kahramanmaraş’tan Ankara’ya gelmesi, bu soruşturma süreci olarak tarihi bir olaydır. Yeni bir süreçtir ve bu sürecin sonuçları mutlaka görülecektir. Adalet Bakanımızın, ki kendisine teşekkür ediyoruz bu konudaki kararlılığı için, Adalet Bakanı tarafından yapılan açıklama; soruşturma kapsamında silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak ile tasarlayarak kasten adam öldürme suçlarının işledikleri değerlendirilen 29 şüpheli tespit edilmiş ve bunlarla ilgili operasyonlar düzenlenerek gözaltı kararı uygulanmıştır. Buradaki en dikkat çekici cümle; soruşturma kapsamında silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak ile tasarlayarak kasten adam öldürmek. Bu, 17 yıllık süreçte çok net ifade edilen bir açıklama, çok önemli bu açıklama.
“FETÖ’NÜN KARANLIK İZLERİNİN DE ARAŞTIRILDIĞI BİR DOSYADIR”
Bu dosya yalnızca geçmişte yaşanmış acı bir olayın değil, devletin kılcal damarlarına sızarak hakikati karartmaya çalışan FETÖ’nün karanlık izlerinin de araştırıldığı bir dosyadır. Yargı makamlarımız, hukukun çizdiği sınırlar içinde ve deliller ışığında maddi gerçeğe ulaşmak için çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir. Şunu özellikle ifade etmek isterim, soruşturmanın ucu nereye uzanırsa uzansın, devletimiz hukuk içinde sonuna kadar gidecektir. Hiçbir şüphenin cevapsız bırakılmasına, hiçbir kutsal yapının milletimizin adalet beklentisinin önüne geçmesine müsaade edilmez. Bu soruşturmanın hangi ciddiyetle yapıldığı bizzat Adalet Bakanımız tarafından kamuoyuna net bir şekilde açıklanmıştır. Onun için hiç kimsenin endişesi olmasın. Bu sefer mutlaka ama mutlaka kastı, kusuru olanlar bedelini ödeyecek.”
Zonguldak Ses, “Yeraltından Yüzeye, Madencinin Sesi” anlayışıyla emeğin ve alın terinin izini süren; Zonguldak’tan yükselen haberleri tarafsız, güçlü ve güvenilir bir şekilde okuyucusuna ulaştıran köklü bir haber platformudur.
Yorum Yap